
günaydın gerçekten de toplum içi ilişkilere, en önemlisi aile kurumu üzerine bayağı kafa yormuş onu anlayabiliyoruz. mevcut iktidarın yansımalarını filmin detaylarında fark edebiliyoruz. toplum içinde ayıp olarak karşıladığımız her şeyi, tek başımıza kaldığımızda nasıl da korkusuzca ve çekinmeden yapıyoruz hem de nasıl da kendimizi aldatarak, bunu görebiliyoruz.
toplumda birey olarak öyle soyutuz ki hemen arkamızda birinin var olması olasılığı bize büyük korkulara neden olabiliyor, celal'in film boyunca yaşadığı ürkmeler filmi izlerken anlamlı hale geliyor.
kadın'ın hayatımızda oynadığı rol de filmde esaslı şekilde ele alınmış, sevilay ne yapıyor yemek yapıyor, partide kadın kollarına gidiyor, kocasıyla olan derdini kocasına açamıyor tabi ki, imdada kadın kollarındaki arkadaşı yetişiyor ve bir de vekil hanım! iktidar, aile içi ilişkilere de çözüm bulmaya çalışıyor değil mi, tabi düşündüğü sadece kendi menfaati bi yerde. film içindeki dolmalar ve pideler (kıymalı)..
iktidar yapısı ve onun örgütlenişi olayına gelirsek, "para var huzur var" diyebiliriz.
para olduğu sürece suni mutluluk pompası aileleri ayakta tutabiliyor. tabi bu sürede yine kaçış istekleri ya da aileden gizlenen kaçamak ilişkiler sürebilir. samsun'a gitmek fikri, celal'in hep aklında, o ulaşamadığı kadının hep hayaliyle yaşıyor!
toplumsal ilişkilerde herkes bir şeyleri birilerini aldatıyor ve yazık ki biz de bu aldatışın içindeyiz. kimse filmde gördüklerim çok kurgu, yok öyle şeyler demesin. akşam evine döndüğünde filmin kısa metrajıyla karşılaşabilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder